Bize Ulaşın
Vesayet Nedir?
Ergin kişiler veya velayet altında bulunmayan küçüklerin kişilik hakları veya maddi menfaatlerini korumak amacıyla Türk Medeni Kanununca düzenleme altına alınmış hukuki bir durumdur. Vesayet, kanuni bir zorunluluktan kaynaklanabileceği gibi mahkeme kararıyla da gerçekleşebilir.
“Madde 403- Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.
Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.
Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır.”
Vesayet ve Velayet Arasındaki Farklar:
Velayet, anne ve babaya hısımlıktan doğar ve belirli durumlar dışında mahkeme izni gerektirmez. Velinin yetkileri ve sorumlulukları çocuğun bakımı, eğitimi ve geçimini sağlamayı içerir. Ancak veli, harcamaları için mahkemeye hesap vermek zorunda değildir ve çocuğun bakımı için ücret talep edemez.
Öte yandan, vesayet mahkeme kararıyla oluşur ve vasinin yetkileri ve sorumlulukları genellikle daha kısıtlıdır. Vasi, kısıtlının veya vesayet altındaki küçüğün malvarlığı üzerinde tek başına tasarrufta bulunamaz ve bu işlemlere ilişkin hesap vermekle yükümlüdür. Ayrıca, vasi yaptığı işler için ücret talep edebilir.
Bu açıdan bakıldığında, velayet ve vesayetin farklılıkları, hem yetkileri hem de sorumlulukları açısından belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Her iki durumda da, çocuğun veya kısıtlının çıkarları ön planda tutulmalı ve hukuki süreçler adaletle yürütülmelidir.
Vesayet Hangi Durumlarda Söz Konusu Olur?
- Yaş küçüklüğü,
- Kısıtlanma
- Hürriyeti bağlayıcı (hapis cezası) ceza alma,
- Kişinin kendi isteğiyle vesayet altına alınmayı talep etmesi.
- Yaş Küçüklüğü Nedeniyle Vesayet:
Medeni Kanun’un 404. Maddesinde düzenlemiş olup buna göre:
”Velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.
Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
- Kısıtlama Nedeniyle Vesayet:
Medeni Kanunumuzda kısıtlama nedeniyle vesayet 2 sebep altında değerlendirilmiştir:
a. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle vesayet:
“Madde 405: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.
Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.”
b. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim:
“Madde 406: Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.”
- Hürriyeti Bağlayıcı (Hapis Cezası) Cezası Nedeniyle Vesayet:
“Madde 407: Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.
Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir.
Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.
Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır.”
- Kişini Kendi İsteğiyle vesayet Altına Alınması:
“Madde 408- Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.”
Bir Kişi Nasıl Vesayet Altına Alınır?
- Vesayet Altına Alınacak Kişinin Dinlenilmesi ve Bilirkişi Raporu Alınması Gereklidir:
“Madde 409- Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.”
- Kısıtlama Kararı İlan Edilmelidir:
“Madde 410- Kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur.
Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez.
Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır.”
Vesayet Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme?
Vesayet davasında yetkili mahkeme vesayet altına alınmak istenen kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Vesayet Makamının İzni Olmaksızın Vesayet Altındaki Kişin Yerleşim Yerini Değiştirilebilir Mi?
Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu durumda kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur.
Uygulamada en çok karşılaşılan durum cezaevinde tutuklu bulunan hükümlünün ikametgâh adresinin neresi olacağıdır. Cezaevinde bulunan hükümlü kişinin ikametgâh adresi cezaevidir. Vesayet davasında yetkili mahkemenin belirlenmesinde, hükümlünün mahkumiyetten önceki son adresi dikkate alınır. Cezaevinde bulunan hükümlünün mahkumiyetten önceki son adresi, mahkeme kararı ile de olsa sonradan değiştirilemez.
Vesayet Organları ve Vesayet Makamı Nelerdir?
Bu konu Türk Medeni Kanunu’nun 396 ve 397. Maddelerinde belirlenmiştir:
“Madde 396- Vesayet organları, vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır.”
“Madde 397- Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür.
Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir.”
Vesayet Makamına Şikayet ve İtiraz Yolu?
Vesayet altındaki kişi ve tüm ilgili taraflar; vesayet makamının, vasinin eylem ve işlemlerine karşı şikayette bulunma hakkına sahiptir.
Vesayet makamının aldığı kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir. Bu süreç, vesayet altındaki kişinin ve diğer ilgili tarafların haklarını değerlendirme ve gerektiğinde yasal yollara başvurma imkanı sunar.
Vesayet Makamından İzin Alınması Gereken Durumlar?
“Madde 462- Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izni gereklidir:
- Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,
- Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
- Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
- Ödünç verme ve alma,
- Kambiyo taahhüdü altına girme,
- Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,
- Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
- Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,
- Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,
- Borç ödemeden aciz beyanı,
- Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
- Çıraklık sözleşmesi yapılması,
- Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,
- Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.”
Vesayet Makamının İzninden Sonra Denetim Makamının Da İzni Gereken Durumlar:
“Madde 463- Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir:
- Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi,
- Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,
- Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,
- Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,
- Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,
- Küçüğün ergin kılınması,
- Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.”
Vesayet Makamı Rapor ve Hesap İncelemesi Yapması:
“Madde 464- Vesayet makamı, vasinin belli dönemlerde vereceği rapor ve hesapları inceler; gerekli gördüğü hâllerde bunların tamamlanması veya düzeltilmesini ister.
Vesayet makamı, rapor ve hesapları kabul veya reddeder; gerektiğinde vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun önlemleri alır.”
Vesayet Dairelerinden İzin Alınmadan Yapılan İşlemlerin Geçerliliği:
“Madde 465- Kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.”
Sulh Hukuk Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin izni alınmadan gerçekleştirilen vesayet işlemleri, daha sonra bu daireler tarafından onaylanırsa, hukuki geçerlilik kazanır. Bu durum, vesayet altındaki kişinin haklarının korunması ve adil bir yargılama sürecinin sağlanması için oldukça önemlidir.
İzinsiz yapılan işlemlerin daha sonra mahkeme tarafından onaylanması, işlemi gerçekleştiren tarafın yasal sorumluluğunu ve işlemin adil ve uygun olduğunu belirlemenin bir yoludur. Bu süreç, vesayet altındaki kişinin ve diğer ilgili tarafların haklarını koruma ve yasal süreçlerin doğru şekilde işlemesini sağlama amacını taşır.
Vasinin Hukuki Sorumluluğu Nedir?
“Madde 467- Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur.
Kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.”
Vesayet halinde Devletin Sorumluluğu Nedir?
“Madde 468- Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu gibi; vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur.
Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder.
Zararın doğmasına kusurları ile sebep olanlar, rücu hakkını kullanan Devlete karşı müteselsilen sorumludurlar.”
Vesayetin Sona Ermesi:
Vesayetin sona ermesi halleri TMK md.470’te “küçüklerde vesayetin sona ermesi”, md.471’de “hükümlülerde vesayetin sona ermesi”, md.472’de ise “diğer kısıtlılarda vesayetin sona ermesi” başlıkları altında belirlenmiştir.
“Madde 470- Küçük üzerindeki vesayet, onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer.
Erginliğe mahkemece karar verilmiş ise, mahkeme aynı zamanda küçüğün hangi tarihte ergin olacağını tespit ve ilân eder.”
“Madde 471-Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üz erindeki vesayet, hapis hâlinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
Hapis hâlinin devamı süresince aşağıdaki şartların varlığı hâlinde vesayet sona erdirilebilir:
- Toplam beş yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması,
- Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması.”
“Madde 472- Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer.
Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.
Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.”
Vesayetin Sona Ermesi Usulü:
“1. İlân
Madde 473- Kısıtlama ilân edilmişse, kaldırılması da ilân olunur.
Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması, ilânın yapılmasına bağlı değildir.
- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında
Madde 474- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir.
- Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimde
Madde 475- Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikâyete meydan vermemiş olmasına bağlıdır.
- İstek üzerine kısıtlamada
Madde 476- Kendi isteğiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır.
- Kayyımlıkta ve yasal danışmanlıkta
- Genel olarak
Madde 477- Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer.
Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.
Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer.
- İlân
Madde 478- Atamanın ilân edilmiş olması veya vesayet makamının gerekli görmesi hâllerinde, kayyımlığın sona erdiği de ilân olunur.”
Vasilik Görevinin Sona Ermesi:
Vasilik Görevinin sona ermesi hali üç durumda karşımıza çıkar:
- Sürenin dolması
- Engelin veya kaçınma sebebinin ortaya çıkması
- Göreve devam zorunluluğu
Vasilik Görevinden Alınma Durumu ve Usulü:
Vasinin görevden alınması ve bununla ilişkin usulü işlemler TMK md. 479 ve 488. Maddeler arasında sayılmıştır:
- Fiil ehliyetinin yitirilmesi ve ölüm
Madde 479- Vasilik görevi, vasinin fiil ehliyetini yitirmesi veya ölümüyle sona erer.
- Sürenin sona ermesi ve uzatılmaması
- Sürenin dolması
Madde 480- Vasilik görevi, uzatılmadığı takdirde, sürenin dolmasıyla sona erer.
- Engelin veya kaçınma sebebinin ortaya çıkması
Madde 481- Vasi, vasiliğe engel bir sebebin ortaya çıkması hâlinde görevinden çekilmek zorundadır.
Vasi, bir kaçınma sebebi ortaya çıktığı takdirde sürenin bitiminden önce görevinden alınmasını isteyebilir; ancak, önemli sebeplerin varlığı hâlinde görevine devam etmek zorundadır.
III. Göreve devam zorunluluğu
Madde 482- Görevi sona eren vasi, yenisi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapmakla yükümlüdür.
- Görevden alınma
- Sebepleri
Madde 483- Vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınır.
Vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabilir.
- Usulü
- İstek üzerine veya re’sen
Madde 484- Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi veya her ilgili, vasinin görevden alınmasını isteyebilir.
Görevden alınmayı gerektiren sebebin varlığını başka bir yoldan öğrenen vesayet makamı, vasiyi re’sen görevden almakla yükümlüdür.
- Araştırma ve uyarı
Madde 485- Vesayet makamı, ancak gerekli araştırmayı yaptıktan ve vasiyi dinledikten sonra onu görevden alabilir.
Vesayet makamı, ağır olmayan hâllerde vasiye görevden alınacağı konusunda uyarıda bulunur.
- Geçici önlemler
Madde 486- Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde vesayet makamı, vasiye geçici olarak işten el çektirip bir kayyım atayabileceği gibi; gerekirse muhtemel zararı göz önünde bulundurarak vasinin mallarına ihtiyati haciz koyabilir ve tutuklanmasını da isteyebilir.
- Diğer önlemler
Madde 487- Vesayet makamı, görevden alma ve uyarıda bulunmanın yanı sıra, vesayet altındaki kişinin korunması için gerekli diğer önlemleri de almakla yükümlüdür.
- İtiraz
Madde 488- İlgililer, vesayet makamının kararlarına karşı, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar.
Vesayetin Sona Ermesinin Sonuçları Nelerdir?
Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına sunmakla yükümlüdür. Bu rapor ve hesap, malvarlığının durumu ve işlemlerin detaylı bir değerlendirmesini içermelidir. Ayrıca, malvarlığının gelecekteki sahibine, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurulmalıdır.
Son rapor ve kesin hesap, önceki dönemlerde sunulan raporlar ve hesaplar gibi belirli zaman aralıklarında vesayet makamı tarafından incelenir ve onaylanır. Bu süreç, vesayet altındaki kişinin malvarlığının doğru bir şekilde yönetildiğinden ve haklarının korunduğundan emin olmak için önemlidir. Onaylanmış rapor ve hesaplar, malvarlığının geçişinde ve ilgili diğer işlemlerde temel belgeler olarak kullanılır.
Son rapor ve kesin hesap, vesayet makamı tarafından onaylandıktan ve malvarlığı ilgili kişiye, mirasçılara veya yeni vasiye teslim edildikten sonra, vesayet makamı vasinin görevinin sona erip ermediğine karar verir. Vesayet makamı, son rapor ve kesin hesabın onaylanması veya reddiyle birlikte, kesin hesabı vesayet altındaki kişiye, mirasçılara veya yeni vasiye tebliğ eder.
Bu tebliğde, vasinin görevine son verildiği belirtilirken, aynı zamanda tazminat davası açma haklarının bulunduğu da vurgulanır. Bu önemlidir çünkü vesayet altındaki kişi veya mirasçılar, vasinin hatalı veya yetersiz işlemleri nedeniyle zarar görmüşlerse, tazminat talebinde bulunabilirler. Vesayet makamının kararı, bu süreçte adil bir şekilde değerlendirilmiş ve gerekli önlemler alınmış olduğunu gösterir.
Avukat
Erman ORAN
